Fisun Su Türedi / Ma Akademi
Ben. Fisun Su Türedi.
BBM ve Doğal nefes teknikleriyle beden_zihin_ruh bütünlüğünü destekleyen bir nefes ve dönüşüm koçuyum.Ma Akademi'de bireysel seanslar, grup çalışmaları ve kamplarla insanlara kendilerini tekrar hatırlatıyorum
Her şeyi önce ona anlatıyordum… Şimdi her söylediğine kaynak istiyorum. Yapay zekâyla ilişkimiz romantik başladı, çapraz sorguya döndü. 😂
Çocuğunuzla sadece 3–5 dakika oynayabileceğiniz ama aynı anda birkaç zihinsel beceriyi devreye sokan çok güzel bir oyun. 🧠
Kural çok basit:
Çocuğunuza art arda sorular soruyorsunuz.
“En sevdiğin renk ne?”
“Yaz mı kış mı?”
“En sevdiğin yemek ne?”
Ama küçük bir ters köşe var:
Çocuğunuz şu anda sorduğunuz soruya değil, bir önceki soruya cevap veriyor.
Yani siz ikinci soruyu sorarken onun zihninde aynı anda birkaç şey oluyor:
Yeni soruyu dinliyor.
Bir önceki soruyu aklında tutuyor.
Cevabını zihninden geri çağırıyor.
Ve hemen cevap vermek yerine doğru sırayı korumaya çalışıyor.
İşte oyunun güzel tarafı burada. 🧠
Bu görev özellikle çalışma belleği, dikkat ve bilişsel kontrol gibi yürütücü işlevleri devreye sokuyor.
Çalışma belleği, sadece “iyi hafıza” demek değil.
Bir bilgiyi kısa süre zihinde tutup aynı anda onunla işlem yapabilme becerisi.
Mesela öğretmen üç aşamalı bir yönerge verdiğinde ilk söylediğini unutmamak…
Bir matematik problemini çözerken ara sonucu zihinde tutmak…
Okuduğu cümlenin başını unutmadan sonuna ulaşıp anlamını birleştirmek…
Birisi konuşurken aklına gelen cevabı hemen söylemek yerine dinlemeye devam etmek…
Bunların hepsinde çalışma belleği ve diğer yürütücü işlevler rol oynuyor.
Araştırmalar da çocuklarda çalışma belleğine yönelik egzersizlerin özellikle çalışılan görevlere ve benzer bellek görevlerine yönelik performansı geliştirebildiğini gösteriyor.
Ama bunu çocuğunuza bir sınav gibi yaptırmayın.
Oyun olarak kalsın.
Karıştırması, yanlış cevap vermesi, ikinizin de gülmesi zaten işin en güzel tarafı. 😊
Önce yavaş başlayın.
3–5 dakika yeter.
Kolay gelmeye başladığında soruları biraz hızlandırabilirsiniz.
Hatta ailece deneyin.
Çünkü yetişkinlerin de düşündüğünden daha çabuk karıştığını göreceksiniz. 😄
Kaydedin, bu akşam çocuğunuzla deneyin.
Kaçıncı soruda karıştığınızı da yorumlara yazın. 🧠🤍
Bazen sakinleşmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz anda, kendimize “sakin ol” demek yetmiyor.
İşte José Silva’nın (Hoze Silva) Üç Parmak Tekniği tam burada çok ilginç bir fikir sunuyor.
Mantığı şu:
Önce sakin olduğun bir anda başparmak, işaret ve orta parmağının uçlarını birleştiriyorsun.
Ama kritik nokta parmakları birleştirmek değil.
Bu hareketi sakin olduğun hâlle eşleştirmek.
Rahatça otur.
Nefesini zorlamadan yavaşlat.
Çeneni ve omuzlarını bırak.
Bedenindeki rahatlamayı fark et.
Sonra üç parmağını birleştir ve birkaç saniye o hâlin içinde kal.
Bunu tekrar tekrar yaptığında amaç, bu küçük hareketi zihnin için tanıdık bir hatırlatıcı/işaret hâline getirmek.
Daha sonra gerildiğin, zihninin hızlandığı ya da kendini toparlamak istediğin bir anda aynı üç parmağı yeniden birleştiriyorsun.
Burada ilginç olan şu:
Silva’nın bu özel tekniğinin kendisi güçlü klinik çalışmalarla doğrulanmış bir yöntem değil. Ama bir işaretin belirli bir zihinsel durumla tekrar tekrar eşleştirilmesi fikri, psikolojideki öğrenme ve çağrışım mekanizmalarıyla benzerlik taşıyor.
Yani üç parmağın içinde gizli bir güç yok.
Asıl mesele, beynine tekrar tekrar verdiğin “Bu hareket → bu hâli hatırla” bağlantısı.
Ben en çok bu tarafını seviyorum.
Çünkü bazen ihtiyacımız olan şey yeni bir sakinlik yaratmak değil;
bedenin daha önce bildiği sakinliği ona hatırlatacak küçük bir işaret.
Denemek istersen birkaç gün sadece sakin olduğun zamanlarda eşleştir. Sonra gerçekten ihtiyaç duyduğun bir anda nasıl hissettirdiğine bak. 🤍
yaştan sonra…”
Bu cümleyi en son neyin önüne koydun?
Dans etmenin mi?
Yeni bir şey öğrenmenin mi?
Yeniden âşık olmanın mı?
Yıllardır istediğin bir işe başlamanın mı?
Bazen daha denemeden vazgeçiyoruz. Yapamadığımızı gördüğümüz için değil; artık bize yakışmayacağını, geç kaldığımızı düşündüğümüz için.
Ellen Langer’ın “Saati Geri Çevirme” çalışması bana tam da bunu düşündürüyor.
Yaşlı erkeklerin 1959’u yeniden yaşıyormuş gibi vakit geçirdiği bu küçük çalışmada, bazı bellek ve fiziksel işlev ölçümlerinde iyileşmeler raporlanmıştı. Bu sonuçlar düşünceyle gençleştiğimizi kanıtlamıyor; ama yaşa dair beklentilerimizi sorgulamak için ilginç bir başlangıç sunuyor. 🧠
Benim aklımda kalan soru şu:
“Bunu gerçekten yapamıyor muyum, yoksa artık yapmamam gerektiğine mi inanıyorum?”
Çünkü “Artık benden geçti” dediğimiz her şeyin arkasında bedenimizin koyduğu bir sınır olmayabilir. Bazen başkasından duyduğumuz bir cümle vardır. Bazen kıyaslanma korkusu. Bazen de uzun zamandır denememiş olmak…
Bugün eskiden sevdiğin bir şeyi hatırla.
Sonra bugünkü bedenine, imkânlarına uygun küçük bir yer aç ona.
Bir şarkıda dans et.
Bisiklete yeniden binmek için ilk adımı at.
Merak ettiğin eğitimin ilk dersini aç.
Eskisi gibi yapmak zorunda değilsin.
Bugünkü hâlinle de başlayabilirsin. 🤍
20 yaşındaki kendine dönmen gerekmiyor.
Bugünkü kendinden vazgeçmemen yeter.
Kaydet; bir dahaki “Bu yaştan sonra…” cümlende yeniden oku.
Senin yeniden hayatına almak istediğin şey
ne? 👇
Çalışma kaynağı: Harvard Psikoloji Bölümü.
Sorular çok kolay. Ama cevapları bir soru geriden vermeyi deneyince işler değişiyor. 😄🧠
Çocuğunuzla birkaç dakikada oynayabileceğiniz bu oyunda kural basit: Şu an duyduğunuz soruya değil, bir önceki soruya cevap veriyorsunuz.
Mete’yle önce kelimelerle oynuyorduk. Ben yeni bir kelime söylüyordum, o bir önceki kelimeyi hatırlayıp söylüyordu. Bu kez sorulara geçtik. 😊
Mesela:
“Hangi rengi seviyorsun?” → İlk soruda cevap vermeden bekliyor.
“Yaz mı, kış mı?” → Sevdiği rengi söylüyor.
“En sevdiğin tatlı ne?” → Yazı mı, kışı mı sevdiğini söylüyor.
Kolay gibi geliyor, değil mi? Bir de siz deneyin. 🤭
Çünkü yeni soruyu dinlerken önceki soruyu akılda tutmanız, onun cevabını hatırlamanız ve dilinizin ucuna gelen yeni cevabı söylemeden beklemeniz gerekiyor.
🧠 Peki bu sırada hangi beceriler devreye giriyor?
• Çalışma belleği: Önceki soruyu zihinde tutarken yeni soruyu dinlemek.
• İşitsel dikkat: Soruları dikkatle dinleyip takip etmek.
• Bilişsel kontrol: Hemen yeni soruya cevap verme isteğini durdurup önceki soruyu yanıtlamak.
• Sıralı bilgiyi takip etmek: Soruların ve cevapların sırasını korumak.
Çalışma belleğini, zihnin bilgiyi kısa süreliğine tuttuğu ve üzerinde işlem yaptığı bir çalışma alanı gibi düşünebilirsiniz. Çocuk bir yönergeyi hatırlayıp uygularken, birkaç adımlı bir görevi takip ederken ya da zihinden işlem yaparken de bu beceriyi kullanıyor.
Bu oyunda da dinliyor, aklında tutuyor, hatırlıyor ve cevabını seçiyor. Üstelik bütün bunları sizinle oynayıp eğlenirken yapıyor. 🤍
Evde önce kelimelerle başlayabilirsiniz. Rahat ilerliyorsa sorulara geçin. Çocuğunuzun yaşına ve zorlanmasına göre tempoyu ayarlayın; düşünmesi için zaman bırakın.
Biz sık oynadığımız için videoda hızlı ilerliyoruz. Başlangıçta aynı hızda oynamanız gerekmiyor.
3–5 dakikalık kısa bir turla başlayın. Karışınca gülün, yavaşlayın, yeniden deneyin. Oyunu bir sınava çevirmeden, birlikte tadını çıkarın.
Sonra rolleri değiştirin. Soruları çocuğunuz sorsun, siz cevap verin. S�
demin okudum. Nasıl anlatamıyorum?”
Bu cümleyi kurduğunda hemen hafızanı suçlama. Bir sayfanın tanıdık gelmesiyle, içindeki bilgiyi yardım almadan hatırlayabilmek aynı şey değil.
Retrieval Practice, yani hafızadan geri çağırma, tam bu farkın üzerine kurulu. Kendini yoklamak yalnızca ne öğrendiğini göstermez; öğrenmenin bir parçası da olabilir.
Üstelik bunun için uzun testlere ihtiyacın yok:
📖 Kısa bir bölümü oku.
📕 Kitabı kapatıp aklında kalanları anlat veya yaz.
🔎 Tekrar aç; eksiklerini ve yanlışlarını kontrol et.
🔁 Başka bir gün yeniden hatırlamayı dene.
Burada amaç kusursuz cevap vermek değil. Nerede takıldığını görmek ve geri dönüp tamamlamak. Cevaba bakmadan önce kendine düşünmek için biraz zaman ver.
Çocuğunla çalışırken de “Kaç kere okudun?” yerine şunu deneyebilirsin:
“Kitabı kapatalım. Aklında neler kaldı? Bana anlatır mısın?”
Bunu bir sınava çevirmeden, birlikte öğrenmenin bir yolu olarak yapın. 🤍
Bir sonraki çalışma zamanı için kaydet. Peki sen nasıl çalışırdın: tekrar tekrar okuyarak mı, kitabı kapatıp kendine anlatarak mı?
Yapmam lazım” dediğin şey aklına geldi. Sonra bir kez daha erteledin. Tanıdık mı?
Bazen başlamak için daha fazla iradeye değil, o işi biraz daha çekici hâle getirmeye ihtiyacımız var.
Temptation bundling tam da bunu öneriyor: Yapman gereken bir işi, yapmayı sevdiğin bir şeyle eşleştir. Katherine Milkman ve ekibinin spor salonunda yaptığı araştırmada, sürükleyici sesli kitapları yalnızca spor yaparken dinleyebilen katılımcıların salona gidişi başlangıçta arttı. Etki zamanla zayıflayabildiği için bunu her erteleme sorununu çözen bir formül gibi düşünmüyorum. Ama denemesi kolay bir fikir.
Benim en sevdiğim kısmı şu: Ödülü sona koyma. Davranışın içine yerleştir.
Mesela sevdiğin podcast sadece yürüyüşte. Merak ettiğin dizinin yeni bölümü sadece ütü yaparken. ☕️
Sen hangi işi, sevdiğin neyle eşleştirirdin? Yorumlara yaz; belki bir başkasına da fikir olur. Sonra denemek için videoyu kaydet. 🤍
Görünen markalar için
Yatağa yatıyorsun. Tam uyuyacaksın, zihnin yarın yapılacakları açıyor. Sonra geçen hafta söylediğin bir cümleyi. Sonra da hiç beklemediğin bir şeyi…
Böyle gecelerde zihne “Artık düşünme” demek pek işe yaramayabiliyor. Cognitive Shuffle, yani bilişsel karıştırma, dikkatini birbirinden bağımsız görüntülere taşımak için geliştirilmiş bir yöntem.
Bu gece bir harf seç: K.
Kedi. Kapı. Kaşık. Kitap.
Her birini birkaç saniye gözünün önüne getir, sonra bırak. Kelimeleri birbirine bağlamana ya da bir hikâye kurmana gerek yok. Takılırsan başka bir harfe geç.
Amaç kendini uyumaya zorlamak değil; zihnin aynı düşüncenin çevresinde dönüp dururken ona başka bir yol göstermek. Herkeste aynı şekilde çalışmayabilir ama denemesi kolay. 🤍
Gece zihnin susmadığında hatırlamak için kaydet. Denersen hangi harfle başladığını ve sonucu bana yaz lütfen💫
Videodaki yedi şeyi aynı sırayla hatırlayabildin mi?
Kapıdaki karpuz, koltuktaki fil, musluktan akan kahve… Bunları aklında tutmak için tekrar tekrar okumadın. Zaten çok iyi bildiğin bir yerde, kendi evinde gördün.
Hafıza Sarayı yönteminin fikri bu: Hatırlamak istediğin bilgileri tanıdık bir yolun üzerindeki yerlere bağlıyorsun. Sonra zihninde o yoldan yeniden geçiyorsun.
Bu yöntem üzerine yapılan bir sistematik derleme ve meta-analiz, özellikle bilgileri sırayla hatırlamada etkili olabildiğini gösteriyor.
Bir dahaki sunumunda anlatacağın başlıkları evindeki odalara yerleştirmeyi dene. Bakalım kapıdan girip evde dolaştığında kaçı aklına gelecek.
Sen videodaki 7 şeyden kaçını hatırladın? Yorumlara sayıyı yaz. 🏠
Nefesinizi kaç saniye tuttuğunuz sandığınızdan daha fazla şey anlatabilir. Ama tek başına “akciğer sağlığınızı” ölçmez.
Bu mini uygulama, Buteyko yaklaşımındaki Control Pause (CP) mantığına dayanıyor.
Nasıl yapılıyor?
1. Burundan birkaç sakin, normal nefes alın.
2. Normal bir nefes verin.
3. Verişten sonra nefesinizi tutun.
4. İlk belirgin nefes alma dürtüsü geldiğinde süreyi durdurun.
5. Kendinizi zorlamayın.
Burada amaç “En uzun ne kadar dayanabilirim?” değil.
Asıl soru şu:
Bedeniniz size “nefes al” sinyalini ne zaman veriyor?
Bu süre; nefes alışkanlıklarınız, solunum kontrolünüz ve CO₂ artışına verdiğiniz yanıt hakkında bazı ipuçları verebilir.
Ama önemli bir nokta var:
Düşük bir CP süresini tek başına “CO₂ toleransım düşük”, “anksiyetem yüksek” ya da “akciğerlerim sağlıksız” diye yorumlayamayız.
Uyku, stres, burun tıkanıklığı, yakın zamanda yapılan egzersiz ve nefes alışkanlıkları sonucu etkileyebilir.
Bazen bedenimizi anlamaya başlamak için karmaşık şeylerden önce onu dinlemeyi öğrenmek gerekiyor.
⏱️ Kronometreyi açın ve deneyin. Siz kaç saniye çıktınız?
Yorumlara yazın, bakalım burada nasıl bir dağılım çıkacak. 👇
Nefes, sinir sistemi ve bedenle ilgili bilim destekli uygulamalar için takip etmeyi ve daha sonra denemek için kaydetmeyi unutmayın.
⚠️ Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme ve farkındalık amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi veya kişiye özel sağlık önerisi yerine geçmez. Bu uygulamanın sonucu tek başına herhangi bir hastalığı veya sağlık durumunu göstermez. Uygulama sırasında baş dönmesi, göğüs ağrısı, yoğun kaygı veya belirgin nefes darlığı gelişirse uygulamayı sonlandırın. Bilinen bir sağlık sorununuz varsa uygulamadan önce hekiminize danışın.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Website
Address
34728
Opening Hours
| Monday | 09:00 - 17:00 |
| Tuesday | 09:00 - 17:00 |
| Wednesday | 09:00 - 17:00 |
| Thursday | 09:00 - 17:00 |
| Friday | 09:00 - 17:00 |
| Saturday | 09:00 - 17:00 |
Alerts
Be the first to know and let us send you an email when Fisun Su Türedi / Ma Akademi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.